SON DAKİKA

BİLİNÇLİ EĞİTİM…

Bu haber 30 Mart 2015 - 23:49 'de eklendi ve 118 views kez görüntülendi.

 NURULLAH BULUT’UN KALEMİNDEN DÖKÜLENLER “BİLİNÇLİ EĞİTİM”

“De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?
Doğrusu ancak aklı selim sahipleri öğüt alır.”
(Zümer, 39/9).

 

Bilinçli Olmak ‘Eğitimden’ Geçer.
Yazmalıyım diyorum ve başlıyorum…
Önceliğim eğitimden yana olacak. Neden böyle düşünüyorum. Hazret-i Enes (ra) rivâyet etmiştir: Peygamber Efendimiz (asm) buyurmuştur ki: “Çin’de de olsa ilmi arayınız. Çünkü ilim öğrenmek her Müslüman’a farzdır.” Bizim oralarda okuyanları çok severler ve çok değer verirler. Böyle okumayı ve okutmayı seven hemşerilerim sıra sizin çocuğunuza geldiğinde eğer okuyup da ne olacak köyde sahilde kendi işini yapsın derseniz yanlış yapmış olursunuz. Okumak nasıl çocuğun hakkıysa okutmak da ebeveynin en büyük görevidir. Bir beldenin kalkınması ve ilerlemesi eğitime bağlıdır. Memlekete gittiğimde gördüğüm en büyük eksikliğin bu olduğunu gördüm. Hâla da öyle olduğunu düşünüyorum.
 Şimdi herkes beldesinde, köyünde, mahallesinde kaç tane kız çocuğu okumuş bunu düşünsün… Kız çocukları okumaz yaşı geldi mi evlendiririz işlem tamam olur. Veya da kız çocukları okumaz deriz ama arkasından eşimiz veya kız çocuğumuz hasta olunca bayan doktor aramaya başlarız. Tabi ya! O bayan uzaydan geldi ya!
Şimdi de aynı şeyi erkek evlatlarınız için düşünün… Evet kız evlatlarımızın okuma oranına göre  iyi. Peki Türkiye geneline göre nasıl? Memleketimizin okuma oranları ve eğitimde diğer komşu illerimize göre nasıl. Şimdi soruyorum;  Seydikemer veya etrafımıza bakalım kaç tane eğitimle ilgili aktivite yapılmış, köylere veya kırsal kesimde okuyanlar için eğitim gönüllüleri veya eğitim seferberliği başlatılmış. Giyim kuşam veya maddi yardımları göz önünde bulundurmayın. Sadece eğitim için çocuklarımız neler yapılmış kendinize sorun. Beş parmakla saymak kolay olur.
Durumumuzu halimizi anlatmak için size iki hikaye anlatayım ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız…
 Köyün birine kaymakam teftişe gelir. Köyde kim varsa herkesi toplarlar. Kaymakam sorar derdi sıkıntı olan var mı kimse konuşmaz, hep bir ağızdan sağlığınıza duacıyız. Çünkü Muhtar daha önceden bunu köylüye ezberletmiştir. Köylü bilmez ki kaymakam kim, ne yapar ne eder. En sonunda yaşlı bir teyze:
-‘Yavrum sen necisin? der.
Kaymakam: Teyze ben kaymakamım sizin derdinizi sıkıntınızı dinlemeye geldim.
– Kaymakam olmak zor mu oğlum?
Kaymakam: Evet teyze zordur.
-Eee, oğlum biraz daha okuyup da niye ormancı olmadın? der. Kaymakam bozuntuya vermez;
– İnşallah teyze o da olur der.
 Sözüm meclisten dışarı amacım kimseyi kırmak incitmek değil. Köylünün gözünde ormancı memurları başkadır çünkü görebildiği tek kişidir.
Bir  hikaye daha anlatıp konumuza döneceğim. İki arkadaş memlekete gezmeye giderler. Üniversitede doktora öğrencisi oldukları için ne yaparsınız diyenlere, biz falan üniversitede doktora öğrencisi derlermiş. Doktora ismi geçer geçmez köye doktor geldi diye bir dedikodu yayılır. Herkes çocukların doktor olduğunu düşünür ve evin önü insan yığını olur. Benim şuram ağrıyor, bu rahatsızlığım var başlarlar anlatmaya. Çocuklar ne kadar doktor olmadıklarını anlatmaya çalışsa da fayda etmez. Ben doktor değilim deseler de anlatamazlar fayda etmez. Hatta bakmadıkları için yadırgayanlar kızanlar olduğu gibi para sorun değil diyenler bile olur.
Anlatmak istediğim ortada…
Eğer bu düzene dur diyemezsek vay halimize. Ülkemizin en büyük sıkıntısı bilinçsiz bireylerin çok olması. Bilinçsizce yapılan yorumlar, konuşmalar, kulaktan yayılan varsayımlar, iddialar. İşte bunlar bizim önümüzde ki en büyük engel. İşte bunu başarmanın en büyük yolu eğitimden geçiyor.
Yaradan herkese akıl vermiş. Bu aklı düzgün kullanmanın yolu da güzel bir eğitimden geçer. Devlet okullarında yapılan eğitimler haricinde sosyal veya kültürel neler yapıyoruz veya yapabiliriz buna yoğunlaşalım. Sivil toplum kuruluşları, belediyeler, kamu kurum ve kuruluşları, muhtarlıklar… Bizim insanımız hiçbir zaman çocuklarımızı ilk plana koymamıştır. Çocuklar için neler yapılabilir bunu düşünmemiştir. Siz hiç seçim vaatlerinde çocuklara bunları yapacağız diyen birilerini duydunuz mu? Ben duymadım. Neden? Çünkü çocuk demek oy demek değildir de ondan. ‘Oy’sa çocuk bir milletin geleceğinin temel taşıdır. İyi eğitilmiş bireyler her zaman bir adım önde olmuşlardır. Size güzel bir fırsat önümüzde seçimler var. Milletvekili adayları kapınıza gelecek bakalım size böyle bir konudan bahsedecekler mi?
Peki diyorsun da çocuklar için neler yapılabilir. Öncelikle diğer illerde ve belediyelerde örneğini gördüğümüz belediyemizde bir çocuk meclisi oluşturulabilir. Bu nasıl oluyor? Normal belediyenin toplandığı meclis toplantı salonuna her okuldan ikişer veya üçer ortaokul derecesindeki çocukları toplayıp meclis çalışması yaptırılabilir. Aynı şekilde lise çağında ki gençler için de gençlik meclisi diye bir meclis yaptırılabilir.
Belediye veya kaymakamlık adıyla Seydikemer merkeze yaptırılacak ‘Çocuk Bilim Dünyası’ adı altında bir bina yapılarak çocuklara orada sosyal kültürel yönden gelişimlerini sağlayacak ortamlar sağlanabilir. İçinde neler olabilir. Kütüphane, bilgisayar ortamı, oyun odaları, masa tenisi, satranç,  simülasyon, üç boyutlu odalar, uzay bilim odaları, eski elektronik alet ve edevatlarla keşif yapma ortamları,  geçmişten günümüze çocuk oyuncaları ve müzesi, konferans salonu, çocuk sineması, çocuk tiyatroları, çocuk hayal dünyası, görsel sanat odaları, çocuk atölyeleri, çocuk yürüyüş yolları, çocuk sokağı…vs sizin aklınıza daha neler geliyorsa. Öncelikle bunları yaparsak geleceğin nesli daha bilinçli ve bilgili olur.
Özellikle her çocuk ülkemizi iyi bilmeli.Vatanın toprağını tam manasıyla bilmeli ve keşfetmeli, Bunun için çocuklara sosyal geziler yaptırılabilir. Çanakkale gezdirilip o ruh ortamı orada anlatılabilir. İstanbul’un fethi İstanbul panoramada anlatılabilir. Gidip görülmesi gereken nereler varsa hepsini çocuklar bilmeli. Siz istediğiniz kadar balın tatlı olduğunu çocuğa anlatmaya çalışın, çocuğa balı tattırmadan anlatamazsınız. Çocukların kitap okumaları için teşvik edici etkinlikler, yarışmalar yaptırılabilir. Her şey okumaktan geçer, çocuklara küçük yaştan bilgilendirici konferanslar verilmeli ama gösteriş olsun birileri sosyal medyada görsün diye değil gerçek manada olmalı. Devlet okullarında okutulan derslere ek olarak dışarıdan destek gelmezse eğitim sadece okulun içinde kalır. Elimde olsa okullara bugün sinema ve düşündürücü resim yorumlama dersi koyarım. Çünkü bizim çocuklarımızın okudukları ve hayal dünyalarında ki var olan şeyler dışarıya aktarılamıyor aktarılsa bile yıllar sonra oluyor.
 Seydikemer kaymakamlığına teşekkür ederim imkânları nispetinde başarılı çocukları sinemaya götürmüş.  Ya gidemeyen o çocuklar ne olacak. Şöyle yapılsaydı kampanya veya başka bir teşvikle her hafta bir okul götürülseydi. Diyeceksiniz ki o kadar çocuk çok olmaz mı? Toplam 10000 öğrenci doğrudur. O zaman şöyle yapalım okullara bu sistemi götürelim daha iyi olmaz mı? Özellikle köy ve kırsal kesimde olanlar için bunlar yapılsa daha güzel ve şık olmaz mı?
Bunun yanında tabi ki de aileler unutulmamalı. Dernekler, vakıflar, sivil toplum kuruşları, muhtarlar özellikle sizlere büyük işler düşüyor. Çocuklarımız için ne yapsak azdır ama hiç olmadı yapmamak yerine yapabildiğimizin en iyisini yapmak en güzelidir. Onları sadece bir harçlık, çikolata veya şekerle geçiştirmeyelim. Geleceğin teminatı olan evlatlarımıza sahip çıkıp okumaları için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Ülkemizden dünyadan haberi olan bireyleri bilinçli olarak yetiştirirsek o zaman farkındalığımız ortaya çıkmaya başlar.
İnşallah ilerleyen zamanlarda daha farklı konularda çocuklarımız ve gençlerimiz için neler yapılabilir. Daha detaylı bir şekilde anlatacağım.
Saygı ve hürmetlerimle…
NURULLAH BULUT
ZEYTİNBURNU BİLGİ EVLERİ


HTML Editor - Full Version

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
escort bayan sex izle

istanbul escort

beylikdüzü escort

evden eve nakliyat

klima kombi servisifilm izle