SON DAKİKA

HÜZNÜN ADI MAYIS

Bu haber 27 Mayıs 2014 - 0:05 'de eklendi ve 37 views kez görüntülendi.

KEMAL ÖNEKLİ’NİN KALEMİNDEN “HÜZNÜN ADI  MAYIS”

“Ayrık otu dava adamından bir tespit “Erdoğan yiğit çocuk”
“Bu yazı Menderes ve Demokrasi Şehitlerimize Armağandır”
****
Mayıs ayı  bizim evde hep “hüzün” ayı olmuştur.
Rahmetli babam “Mayıs ayı “çayırından” başka işe yaramaz “derdi bize.
Mayıs çayırı köylü için çok önemlidir bilen bunu bilir.
O zamanlar çocuk aklımızla ne anlam yukleyeceğimizi bilemezdik.
Sorduğumuzda da babam “Büyüyüp okuyunca anlarsınız” derdi.
Bazı geceler “dua” eder, bazı geceler de abdest alırken “beddua” ettiğine şahitlik ettik babamın.
Merakla sormuşumdur ilkokul beşinci sınıfa kadar.
Orta okul ikinci sınıfta tek cümle söyledi bana…
“İhtilal nedir öğren oğlum..!”
****
Ortaokul yıllarında kütüphanelerden araştırdım gizli gizli gazete küpürlerini.
“Hep Menderes diye birinden bahsediyorlardı.Yassıada diyebir yer”
Babam rahmetli harika bir “Demirelciydi”.
Hep biz “ayrık otuyuz oğlum” derdi.
“Bazıları siyasette cinek otu gibidir.Mevsimliktir.
Biz suyu görünce hemen kökümüzden uç veririz.”
Rahmetli kendi kültüründen siyasi tanımlamalar yapardı.
Aktif siyasetide gece gündüz demeden halka yardım için yapardı.
Ahhh zavallı anam..Ne  kavgalar(!) olurdu  evde bu yüzden.
Şakacıydı babam,”Hanım Hiçbir şey olmasa, cenazem kalabalık olur “derdi.
Öylede oldu…
Ve ben o gün çok şeyi anlamıştım.
****
Henüz lise çağlarının sonunda  12 Eylül darbesi oldu.
O sabah babam ağladı.
“Yine kötü şeyler olacak oğlum. Yine “dedi.
“Beyefendi acılar çekecek.”
Bilmeyenler için söyleyelim.
Onlar Demirel’e “beyefendi” diye hitap ederlerdi.
Ve hiç unutmuyorum..unutamıyorum.
Demirel’in Zincirbozana götürülüşünü seccadeden elleri dua da göz yaşlarıyla izlemişti.
*****
O gece bana Menderes’i anlattı.
İçten içe ihtilal korkusunun nasıl damarlarına kadar işlediğini…
Susmanın derin anlamını izah etti.
Ben öyle bir soru sordum ki…
“Baba başbakan nasıl olurda asılır?”
Bababam rahmetli Hacı Salih ellerimden tuttu.
“Bunlar asar oğlum” dedi.
Buda bizim kendi yönümüze dair  hazin hikayemiz işte.
Ben o gün bugündür hep “bunlar kim” anlamaya ve anlatmaya çalışıyorum.
****
İşte hayatımızdan ihtilal manzaraları…
Kimi devrim dedi,kimi ihtilal.
Biz başka hikaye bu 1960’lı yıllar.
Türkiye’nin hazin yol hikayeleri gibi.
Hala soruyorum kendime.
“Bir başbakan nasıl asılır?”
Kaç ülke başbakanını asmıştır.
Bu soru yüreğimi dağlıyor.
Ne kadar geç öğrenmişiz “vesayet”i.
Ne kadar cahil kalmışız biz.
“Kafamıza Dank” diyen yıllarımız oldu 28 Şubat.
Bizzat içinde yaşayarak.
Zor yıllardır demokrasisiz yıllar.
Demokrasi şehitlerimizin ruhu şad olsun.
Kutsanan otorite ve içinde millet olmayan söylemler.
Rahmetli babamla başladık.
O’nun sözüyle bitirelim.
2005 yılında bir Nisan gecesi hakka yürümeden Birkaç gün önce hastane odasında.
Beyaz öpülesi sakallarını iki elinin arasına alarak..
Denize baktı loş kokulu hastane odasından uzun uzun.
“Denizi gören göz engin olur” diye mırıldandı.
Ve…Bana döndü dedi ki:
“Oğlum, artık Türkiye’nin geri gitmesine izin vermeyin.!!! Memlekete  sahip çıkın. Erdoğan yiğit çocuk.Yalnız bırakmayın”
O an bende söz verdim .
“Bizde sizler gibi cinek otu değil,davamızın ayrık otu olacağız” dedim.
İşte amaç hasıl olup anlaşıldı galiba.
“Davamız” babamızdan yadigar.

 

KEMAL ÖNEKLİ

 

 

 

 

 

 

 


HTML Editor - Full Version

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
escort bayan sex izle

istanbul escort

beylikdüzü escort

evden eve nakliyat

klima kombi servisi