SON DAKİKA

PISA GÜRÜLTÜSÜ

Bu haber 05 Aralık 2013 - 0:06 'de eklendi ve 59 views kez görüntülendi.

KEMAL ÖNEKLİ’NİN KALEMİNDEN GÜNDEME ÖZEL KÖŞE YAZISI

“PISA   GÜRÜLTÜSÜ”

Açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan PISA,

Birleşmiş Milletler’e bağlı Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) gerçekleştirdiği Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) eğitim araştırması 4 Aralık 2013 günü Paris’te kamuoyuna duyuruldu

Vay sen misin duyuran??

Tam da gündeme denk geldi ya…

Beklenen de oldu. Muhalifler çullandı hemen.

Manşetler hazır.”65 Ülke arasında orta öğretimde 44.cüyüz”

Battık, öldük, yandık.

Sanki çok sürpriz bir şey.

Bilindik ve sıradan bir konu aslında.

Üstünde eğitimi yönetenlerin ve eğitim teknokratlarının düşünce ürettiği bir durum.

Önemsiz mi ? Asla çok önemli.

Ama siyasi muhaliflik için değerlendirmek tam bir komedi.

Çünkü,PISA’ya biz gönüllü katılıyoruz.

Eğitimdeki dünya arenasındaki fotoğrafımızı görüyoruz.

Buna göre önlemler alıyoruz.

Amacı Bilimsel Açıdan açıklıyorum.

Meraklısı okur öğrenir.

“Küreselleşen dünyamızda, eğitim alanında yapılan ulusal değerlendirme çalışmalarının yanı sıra,uluslararası düzeyde konumumuzu belirlemek amacıyla eğitim göstergelerine ihtiyaç duyuluyor.Bu nedenle OECD üyesi olarak, belirli referans noktalarına göre ülkemizin eğitim alanında hangidüzeyde olduğunun, eksikliklerin ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi, eğitim düzeyininyükseltilmesi amacıyla bu projede yer almaktadır.

Bu araştırmaya katılan ülkeler, belirlenen bilimsel ölçütler doğrultusunda eğitim düzeylerinin ve öğrenci profillerinin katılımcı ülkeler arasında ne durumda oldukları hakkında bilgi sahibi olurlar. Aynı zamanda kendi eğitim durumları ve uygulayacakları politikalar hakkında objektif göstergeler elde ederler.”

*                      *                      *                      *                      *

PISA araştırması örgün eğitime devam eden 15 yaş grubundaki öğrencilerin, matematik okuryazarlığı,fen Bilimleri okuryazarlığı ve okuma becerileri konu alanlarının dışında, öğrencilerin motivasyonları, kendileri hakkındaki görüşleri, öğrenme biçimleri, okul ortamları ve aileleri ile ilgili veriler toplanmaktadır.

PISA Projesi’ne katılacak olan okul ve öğrencilerin seçim işlemi, OECD tarafından tesadüfi (seçkisiz) yöntemle belirlenmektedir.

Çok ciddi bir bilimsel çalışmadır.

Güvenilir sonuçları vardır.

*                      *                      *                      *                      *

PISA Projesi 2000 yılında uygulanmaya başlamıştır. Her yıl bir alan ağırlıklı olarak üçer yıllık dönemler hâlinde uygulanan projeye ülkemiz, ilk kez 2003 yılında olmak üzere 2006 ve 2009 yıllarında da katılmıştır. Ülkemiz bu araştırmalarda OECD ülkeleri arasında  yine parlak sonuçlar almamıştır.

57 il, 170 okulun katıldığı araştırma Nisan 2012 de gerçekleştirilmiştir.

Türkiye’nin 2006 sunuçlarına göre orta öğretimde yeniden yapılanma atağı bu veriler ışığında yapılmıştır. Liseler 4 yıla çıkmıştır.

Orta öğretimde hala yapılanma çalışmaları devam etmektedir.

Ve PISA sonuçları bize yol haritası niteliğindedir.

Milli Eğitim Bakanı Avcı, OECD’nin öğrenci performansı raporuna ilişkin, “Henüz yeteri kadar yükselmiş değiliz, ama görünen 2006’dan bu yana üç alanda da ciddi bir yükseliş eğilimine girdiğimiz” dedi.

Türkiye, fen bilimleri ve metin anlama kategorilerinde ise en hızlı ilerleme kaydeden ülkeler arasına girdi.

Son yıllarda alınan önlemler PISA’da kendini beli etmiş.

Bir de bu yönden bakmak gerek.

Dezavantajlı gruplarda, sosyo ekonomik bakımdan daha dar gelirli kesimlere yönelik eğitim programlarında ve çocuklarımızda daha hızlı bir yükseliş var.

En dezavantajlı gruplarla avantajlı gruplar arasındaki farkı OECD ölçülerine göre en hızlı kapatan ülke biziz. Eğitimimde yapısal değişimler sonuç verecektir.

Bu çok önemli bir başarı.

Eğitim kalitemizi daha ileriye götürmek için yapıcı eleştiriye ve katkıya ihtiyacımız var.

*                      *                      *                      *                      *

Bizim bu anlamda bazı sorularımız var dostlarımıza.

PISA ilk 2003’te uygulandı. Halimiz ortaya çıktı.Çareler arandı.

Binlerce dershanede PISA sonuçlarına yönelik 10 yıldır neler yapıldı?

Kaç dershane kurumsal olarak bu bilimsel verilerden eğitim kalitesi adına bakanlığa katkı koydu?

Dershaneler 45 yıldır bu ülkenin gerçeği,sisteme katkısı PISA  odaklı sorgulandı mı?

2003 yılında ilk sonuçlar çıktığında dershaneler birliği  hangi önlemleri alıp, orta öğretimde hedef yükseltici çalışmalara öncülük etti?

Bu soruları binlerce sorabiliriz.

Ama asıl kastım şu;

Dershaneler  “eğitimin sınav odaklı pazarında mali yönünün dışında” neresinde katkı koydu bunun artık tartışılması gerekir.

Madem dershaneler başarıyı artırıyordu da neden PISA’da bu haldeyiz.

Tarla hepimizin bu meyve ağaçlarından en güzel pazarlanacak meyveleri toplayıp kalite ve başarı diye sunamazsınız.

Bu bizce hiç de etik değildir.

Lütfen PISA  konusunda  da bir çalıştay düzenleyin samimiyeti görelim.

PISA’nın Türkiye raportörü Francesco Avvisati açıkladı “Türkiye’de öğretmenler sınıfta sessizlik sağlayarak derse başlamakta zorlanıyor”

Türkiye’nin en büyük eğitim sorunlarından en önemlisi sınıfta “eğitsel disiplin” eksikliği.

Biz her konuda gürültü çıkarmayı seviyoruz.

PISA raporuna gereksiz gürültü bunun en açık örneği.

Önce bunu önlemekle işe başlasak.

Çocuklara biraz örnek olsak…

Ne dersiniz?

KEMAL ÖNEKLİ

 

 


HTML Editor - Full Version

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
escort bayan sex izle

istanbul escort

beylikdüzü escort

evden eve nakliyat

klima kombi servisifilm izle