SON DAKİKA

ÜŞENGEÇ DUYGUSALLIĞIMIZ

Bu haber 10 Mart 2014 - 17:14 'de eklendi ve 76 views kez görüntülendi.

BETÜL ŞATIR’IN KALEMİNDEN “ÜŞENGEÇ DUYGUSALLIĞIMIZ”

 

Önemli olduğunu duymak istedi. Rutine binmiş sıkıcı ama yorucu hayatı içinde biraz neşelenmek istedi. Fark etmedi en yakınındakiler kadını. Boynunun borcu sandılar yaptığı şeyleri. Teşekkürü çok gördüler. Ellerinden çok yüreğinin sağlığa ihtiyacı vardı ve günler geçiyordu aynı sıradanlıkla. Her sabah işine ve okuluna gidenlerin ardından enkazın içinde boğuluyordu kadın. Her şey onun önemsiz olduğunu yüzüne haykırıyordu. Ailesinin ilgisizliği, televizyonun ideal kadın dayatmaları, dergilerin boş mutluluk vaatleri daha da mutsuz ve çaresiz olmasını sağladı kadının. Biraz olsun umursanmaya razıydı.

Zihinlerinin köşesinden hızla birkaç vefa kırıntısı geçiyordu evdekilerin. Bir ara memnun edilmeliydi evin ağır işçisi. Gönlünü almalıydı. İşlerinde biraz daha gayretlendirecek bir küçük hediye alınabilirdi belki de. Daha sonra yapacaklarının teminatı olacak birkaç küçük jest. Fakat bunu da hatırlamak öyle kolay değildi. İşe giden modern eşinin, okula giden zamane evlatlarının bunu hatırlamaya vakitleri yoktu. Yürürken mesaj çekebilen, arkadaşlarının içinde en fiyakalı giyinen, en çekici esprileri zamanında patlatabilen çocukları çok meşguldü. Pantolonundaki en ufak ütü hatasını fark ederken eşinin ne kadar yıprandığını ve yorulduğunu fark edemeyen eş, prizente duruş ve bakışlarla iş yerinde herkesin ilgi odağı olmuş idareci, yönetici olarak titrine nam katmış özel berberinden yine türlü iltifatlar almış beyefendi de oldukça yoğun bir hayat yaşıyordu. Böyle küçük işlerle uğraşacak vakitleri yoktu.

Çocuklar arkadaşlarının yanında daha havalı görünmek için alışverişlerini artık kendileri yapıyordu. Eşi ise işinde daha saygın ve muteber görünmek için en moda takım elbiseleri alıyordu kendisine. Hangisi olduğu bilinmez ama evdeki emektar kadını anımsatan günlerden birini ışıldatıyordu spotlar. Kimine göre anne olan kimine göre sevgili olan ya da zamana göre kadın olarak kastedilen evdeki aynı kişiydi nasıl olsa. İşte hatırlamışlardı. Vitrinler sağ olsun. Hangi bahaneyle olursa olsun hatırlanmıştı kadın.

O bu konuda derin düşünmeyecekti. Hangi çarkların döndüğünü bu tertiplenen çeşitli günlerin arkasında kimlerin olduğunu, kimlerin bu işten kazançlı çıktığını düşünmek istemeyecekti bile. Hatırlanmak sevildiğini hissetmek işine geliyordu. Gerçeklerle yüzleşmek aklından geçmiyordu. Çaresizliğinin de hak ettiği gerçek değerinin ne olduğunun da hiç farkına varmayacaktı. Bütün bunlara vakti yoktu çünkü. Boyunu aşan sorumlulukları kafasını gereğinden fazla meşgul ediyordu zaten.
Üstelik bu özel gün tezgâhçılarının hiç umurunda değildi kadın. Onlar için sırası gelince kadın sırası gelince sevgili sırası gelince ise anne olan zavallı edilgen ve sonsuz mutsuz bir varlıktı. Bu günleri tasarlayanlar, umursamaz aile bireylerinin ekmeğine yağ sürüyorlardı. Böyle özel günlerde hatırlanmak aslında sevgileri tüketip harcama olanağını sunuyordu birkaç gün içerisinde. Geri kalan zamana senenin diğer günlerine ve aylarına vefayı sevgiyi hatırşinastlığı çok görüyordu. Teşekkürü toptan yapılmış halde mecbur olduğu dünya kadar işi toparlamaya devam ediyordu kadın kaldığı yerden. Ailedekiler de daha huzurlu dağıtıyorlardı odalarını. Daha rahat burun kıvırıyorlardı sevilme ve takdir isteğine karşı böylece kadının.

Unutulmuş olmayı, vefasız davranılmayı biraz daha meşrulaştıran bir oyundu bu aslında. Oynanıyordu sırası geldikçe. Organize olunmuş bir sus payı gibi dayatılıyordu senenin muhtelif zaman dilimlerinde. Cepleri boşaltarak bedeller ödemek bu günlerle çıkmıştı piyasaya. İlgisiz babaları daha iyi bir baba yapıyordu yapılan harcamalar. İlgisiz evlatlar ve kocalar için de bir çeşit rahatlama fırsatı sunuyordu bu özel günlerde alınan kullanışsız hediyeler. Komşularıyla kahve içerken sözü alınan hediyelere getirerek motive oluyordu kadın çok sevildiğine. Keşke her gün ellerinden tutulsa ve yanaklarından tebessümle öpülse daha mutlu olacaktı kadın. Evlatların sevgi dolu bakışları, eşinin yemekten kalkarken tabağını tezgâhın üzerine bırakma girişimi bütün alınan ve paketlenen materyallerden daha büyük mutluluk olacaktı kadın için oysa. Bunu ne kadın ne de diğerleri hiç sorgulamayacaklardı bile. Herkes halinden memnundu. Kadın arkadaşlarına gösterişini yapabiliyor evdeki diğer fertler ise gönüllerindeki ağırlığı hafifletiyorlardı.

Zaman değişmişti, insanlar değişmişti ya ne de olsa. Her şey normaldi artık bütün veballer zamanın ve modern hayatın boynuna asılacaktı. Herkes böyle inanacak ve yenilgiyi kabul edecekti. Ne zamanın ne de mekânın buna hakkı olmadığını bu katkıyı yapanın değişime direnmeyen üşengeç duygusallığımız olduğunu kimse kabul etmeyecekti anlaşılan.

Şubatta sevgili, martta kadın mayısta anne olabiliyordu kadın ama hiçbir zaman biricik, kıymetli ve en güzel davranışları hak eden bir birey olamıyordu sene boyunca.

BETÜL ŞATIR


HTML Editor - Full Version

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
escort bayan sex izle

istanbul escort

beylikdüzü escort

evden eve nakliyat

klima kombi servisi